"Bir site açalım, internetten de satalım" cümlesi kolay kurulur. Ama e-ticaret, mevcut işin internete taşınması değil; ayrı bir operasyondur.
Önce cevaplanacak sorular
Stok gerçek zamanlı mı? Sitede görünen adet gerçek değilse, olmayan ürün satılır ve müşteri kaybedilir. Bu, e-ticarette en sık yaşanan ve en pahalı hatadır.
Kargoyu kim hazırlayacak? Sipariş paketleme ayrı bir iştir. Mevcut ekip mi yapacak, yoksa ek kişi mi gerekecek?
İade süreci nasıl işleyecek? Mesafeli satışta iade hakkı vardır. Gelen ürünü kim kontrol edecek, stoğa nasıl dönecek, para ne zaman iade edilecek?
Soruları kim cevaplayacak? Ürün soruları, kargo takibi, sorun bildirimleri. Bunlar gün içine yayılır ve birinin sahiplenmesi gerekir.
Kendi siteniz mi, pazaryeri mi?
Pazaryeri: Hazır trafik var, hızlı başlanır. Ama komisyon yüksektir, fiyat rekabeti serttir ve müşteri sizin değil pazaryerinin müşterisi olur.
Kendi siteniz: Komisyon yok, müşteri sizin, marka sizin. Ama trafiği kendiniz getirmeniz gerekir — bu zaman ve emek ister.
Çoğu işletme için mantıklı yol ikisini birlikte kullanmaktır: pazaryerinde hacim, kendi sitenizde marka ve marj.
Fiyat tutarlılığı
Dükkânda, sitede ve pazaryerinde farklı fiyat vermek müşteriyi rahatsız eder ve güven kaybettirir.
Farklılık olacaksa sebebi açık olmalı — kargo dahil/hariç gibi.
Yasal gereklilikler
Mesafeli satışta bilgilendirme, cayma hakkı, teslimat süresi ve iade koşulları konusunda yükümlülükler vardır. Bunlar sitede yer almalıdır.
Küçük başlayın
Tüm ürün gamını bir anda yüklemeyin. En çok satan, kargolaması kolay, iade riski düşük 20-30 ürünle başlayın.
Operasyon oturduktan sonra genişletmek kolaydır; baştan boğulmak ise projeyi bitirir.
Not: E-ticaret mevzuatı yükümlülük içerir; başlamadan önce mali müşavirinize ve gerekiyorsa avukatınıza danışın.
Kendinize sorun: Bugün internetten 20 sipariş gelse, kaç saatte hazırlayıp gönderebilirsiniz?
