Deponuzdaki mal, aslında raflara dizilmiş paradır. Bu cümle basit görünür ama sonuçları çoğu işletmede yeterince düşünülmez.
Stok konusunda iki hata yapılır: fazla tutmak ve az tutmak. İkisinin de bedeli var, ama biri kolay görülür, diğeri görülmez.
Fazla stokun maliyeti — görünür ama küçümsenir
Bağlanmış sermaye. 500 bin liralık malınız depoda duruyorsa, o para başka hiçbir işte kullanılamaz. Kredi kullanıyorsanız üstüne bir de faiz ödersiniz.
Bozulma ve demode olma. Gıdada son kullanma tarihi, tekstilde sezon, elektronikte model değişimi. Bekleyen mal değer kaybeder.
Depo maliyeti. Alan, raf, sayım işçiliği, sigorta. Hepsi stokun büyüklüğüyle artar.
Fiyat düşüşü riski. Yüksek fiyattan aldığınız mal, piyasa düşerse zararına satılır.
Stok yokluğunun maliyeti — görünmez ama daha büyük olabilir
Bu tarafın kaydı tutulmaz, o yüzden hafife alınır. Oysa:
Kaçan satış hiçbir yere yazılmaz. Müşteri geldi, ürün yoktu, gitti. Ciro raporunda bu boşluk görünmez — çünkü olmayan satış raporlanmaz.
Müşteri bir dahakine hiç gelmeyebilir. Aradığını iki kez bulamayan müşteri, üçüncüsünde başka yere gider. Kayıp tek satış değil, tüm müşteridir.
Acil tedarik pahalıdır. Mal bitince acele sipariş verilir; nakliye artar, iskonto pazarlığı yapılamaz, bazen daha pahalı tedarikçiye gidilir.
Doğru soru "ne kadar stok?" değil
Doğru soru şudur: hangi üründen ne kadar?
Bütün ürünlere aynı gözle bakmak en yaygın hatadır. Oysa ürünler farklı davranır:
Hızlı dönen, düşük kârlı ürünler. Bunlarda stoksuz kalmak affedilmez — müşteri onlar için gelir. Bol tutun.
Yavaş dönen, yüksek kârlı ürünler. Bunlarda az tutup sipariş üzerine getirmek daha mantıklı olabilir.
Ölü stok. Aylardır hiç satılmayanlar. Bunlar için tek doğru karar vardır: elden çıkarmak. Zararına bile olsa, çünkü zaten zarar edilmiş durumda — mesele o parayı geri döndürmek.
Ölçebileceğiniz iki sayı
Stok devir hızı. Yıllık satış maliyetini ortalama stok değerine bölün. Sonuç, stokunuzun yılda kaç kez döndüğünü söyler. Sektöre göre değişir ama kendi geçmişinizle karşılaştırmak her zaman anlamlıdır: düşüyorsa para bağlanıyor demektir.
Stoksuz kalma sıklığı. Ayda kaç kez "bu ürün yok" dediniz? Kayıt tutulmuyorsa bilinmez. Kasada basit bir not bile bu veriyi üretmeye başlar.
Kritik seviye ve otomatik uyarı
Her ürün için bir alt sınır belirleyin: "Bu üründen 20 adedin altına düşünce sipariş ver."
Bu sınır tedarik süresine göre hesaplanır. Malın gelmesi bir hafta sürüyorsa ve haftada 15 adet satıyorsanız, 15'in altına düşmeden sipariş vermelisiniz.
Bu hesabı kafadan yapmak zordur ama sistemde tanımlıysa uyarı kendiliğinden gelir. Sipariş kararı da böylece patronun hafızasından çıkıp kurala bağlanır.
Kendinize sorun: Depodaki malın ne kadarı son üç ayda hiç hareket görmedi? O rakam, uyuyan paranızdır.
