"Bunu da koyalım, belki satar" düşüncesi zamanla depoyu şişirir, sayımı zorlaştırır, sermayeyi dağıtır.
Her yeni ürün bir maliyet getirir: yer, sermaye, öğrenme, yönetim dikkati.
Yeni ürün öncesi sorular
Kim isteyecek? Somut bir müşteri talebi var mı, yoksa varsayım mı?
Mevcut müşteriye mi satılacak, yeni müşteri mi getirecek? İkincisi daha zordur ve ek pazarlama gerektirir.
Mevcut ürünün yerine mi geçecek? Yeni ürün eskisinin satışını yiyorsa, net kazanç olmayabilir.
Ne kadar stok gerekecek? Bağlanacak sermaye ne? O parayla mevcut hızlı dönen üründen almak daha kârlı olabilir mi?
Kim öğrenecek? Yeni ürünü satmak için bilgi gerekiyorsa, ekip eğitimi de maliyettir.
Küçük başlayın
Yeni ürüne büyük giriş yapmayın. Az miktarla deneyin, üç ay izleyin, sonucuna göre karar verin.
Bu yaklaşım hem riski düşürür hem de gerçek talebi ölçmenizi sağlar.
Çıkarma disiplini
Ürün eklemek kolay, çıkarmak zordur. "Belki birileri ister" düşüncesiyle yıllarca dönmeyen ürünler tutulur.
Yılda bir kez ürün listesini gözden geçirin: son 12 ayda hiç satılmayan ya da çok az satan ürünleri belirleyin.
Bunların bir kısmı stratejik sebeplerle kalabilir; geri kalanı elden çıkarılmalıdır.
Karmaşıklığın gizli maliyeti
Çok fazla ürün: sayımı uzatır, depoyu karıştırır, siparişi zorlaştırır, ekibin dikkatini dağıtır.
Az sayıda ürünü iyi yönetmek, çok sayıda ürünü yarım yönetmekten kârlıdır.
Kendinize sorun: Ürün listenizin en alttaki yüzde 20'si toplam cironuzun yüzde kaçını yapıyor? Cevap çok düşükse, sadeleşme zamanı gelmiştir.
